Zor bir seneyi geride bıraktık. 2016 yılında e-ticaret alanında da yeni kanunlara tabi olduk, yeni tasarılar ise gündemde. Bazı kanunlar 2015 yılında yürürlüğe girmiş de olsa,  uyum sürecimiz 2016’yı kapsadı. Geriye dönük neler oldu bir bakalım. Ancak bu yasalara hala uymakla yükümlü olunduğuna da dikkat çekmekte fayda var.

2016, evvelki sene yürürlüğe giren E- ticaret kanununa uyum süreciyle başladı. Bunlardan en önemlisi, ticari elektronik iletilerdi. SMS, Email, reklam için yapılan aramalar dahil tanıtım ve ticari amaçlı olan tüm iletiler için, opt-in sistemi benimsendi. Yani evvelinde kullanıcının yazılı onayını almak için gerekli düzenlemelere uyum sağlandı. Kullanıcılara bu konuda red hakkı tanındı. İletilerin içeriği yasalarla sınırlandırıldı. İletilerde ünvan bilgileri, Mersis/TC numaraları, bu iletilere son verme yöntemi gibi hususları iletilere ekleme zorunluluğu getirildi. Log kayıtlarının tutulması ile ilgili düzenlemeler getirildi.

Tüketicinin korunması hakkında kanun ve mesafeli sözleşmeler yönetmeliğine uyum süreci yaşandı. Mesafeli satış sözleşmesi ve ön bilgilendirme formunda, tüketicinin mutlaka aydınlatılması gereken hususlar, bu yasa ve yönetmeliklerde belirlendi. Alıcının ve satıcının hak ve yükümlülükleri netleştirildi. Cayma hakkı süreleri uzatıldı. Ödeme öncesinde alıcının bu sözleşmeleri yazılı olarak onaylamış olması için gerekenler yapıldı.

Aracı hizmet sağlayıcılara yönelik yönetmelikle, hizmeti sağlayan ve ona aracılık edenlerin hak ve yükümlülükleri belirlendi. Elektronik ticaret pazar yerlerini yakından ilgilendiren bu yönetmelik ile hukuka aykırı içerikten sorumluluk, sipariş ve ödemeye ilişkin teyidlerde sorumluluk, kişisel verilerin saklanması gibi yükümlülüklere yer verildi.

Kişisel veriler kanunu yayınlandı ve bu kanunla birlikte kullanıcılara kişisel verilerinin ne amaçla, ne kadar süre ile saklandığını bilme, nasıl elde edildiğini bilme, silinmesini isteme gibi haklar getirildi. Diğer yandan veri sorumlularının yükümlülükleri belirlendi. Veriyi elde etme yöntemleri, saklama, depolama, yurtdışına aktarma, veriyi paylaşma, satma gibi hususlar sınırlandırıldı. Verinin gizliliği ve bütünlüğünün korunması için gereken önlemleri almak ve kullanıcıyı aydınlatmak bakımından uyum sürecinin fiilen devam ettiğini söyleyebiliriz ancak 7 Ekim itibariyle bu yasanın ilgili hükümleri de yürürlüğe girdi.

Mesafeli sözleşmelere damga vergisi getirildi ancak sonrasında kaldırıldı ve hala mesafeli satış sözleşmelerinin damga vergisine tabi olmadığını söyleyebiliriz.

Bu arada taslak halinde olan, e- ticaret sitelerine bildirimde bulunma yükümlülüğü getirecek olan düzenlemeler ve güven damgası gibi düzenlemelerin de yolda olduğunu eklemek isterim. Son olarak, ilgili yasal düzenlemeler elbette uyulmaması halinde uygulanacak yaptırımları da düzenliyor. Bu yaptırımlar kimi zaman ağır idari para cezaları olabilirken, kimi zaman ticari faaliyetin sonlanmasına dahi sebebiyet verebilir. Dolayısıyla 2016 yılının başlarından bu yana pek çok firma e-ticaret faaliyetlerini bu düzenlemeye uygun hale getirmeye özen gösteriyor. Ancak elbette ağır yükümlülükler, ticari hayatı da zorlaştırmıyor değil.

‘ Bu yazı ilk olarak E-ticaret Çağı dergisinin Ocak 2017 sayısında yayınlanmıştır.’

Leave your comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.