Sanal taciz ya da zorbalık olarak kabul edilen davranışlar

Sanal taciz ve zorbalık, hukuka aykırı fiil olarak ya da kanunlarda suç olarak tanımlanan bazı fiillerin, internet üzerinden veya bilişim teknolojileri kullanılarak işlenmesini ifade ediyor. Bu kavram kanunlarda tanımlanmış olmasa da, bu gibi durumlarda uygulanabilecek pek çok düzenleme ve yaptırım mevcut. Hangi fiiller bu kapsamda sayılabilir dersek, internet veya sosyal medya üzerinden,  kişilere hakaret, tehdit, cinsel içerikli şantajlar, kişilerin huzurunu kaçıracak şekilde söylem ve hareketler, bu fiillerin çocuklara karşı işlenmesi gibi durumlar, fotoğraf ya da bilgilerini kullanarak sahte hesap açma ya da ele geçirilen kredi kartı bilgileri ile veya diğer bilgiler ile kişileri maddi ve manevi zarara uğratma gibi örnekler verilebilir. Diğer yandan sanal zorbalık sadece cinsellik içeren fiiller değil, aynı zamanda işveren ya da herhangi bir kurum tarafından internet üzerinden veya mesajla çalışanları tehdit ederek bir şeyi yapmaya zorlanması da buna dahildir. Elbette bu örnekler çoğaltılabilir ve anonim hesaplar üzerinden veya bir başkası adına da işlenmiş gibi gösterilebilir. Ayrıca verilen örneklere ilave olarak topluma mal olmuş kişilerden, örneğin siyasetçilerden birisi tarafından hedef gösterilmiş kişiler de bu tür olaylara maruz kalabiliyorlar.

Bu tip olaylara rastladığımız zamanlar elbette oluyor. Kişiler genellikle sosyal medya üzerinden bir beyanda bulunduğunda ağır küfür, hakaret, tehditler içeren karşılıklar aldığında bize başvuruyorlar. Ayrıca bu tür olaylar sadece iki kişi arasında yaşanabildiği gibi, kimi zaman sosyal medyada linç girişimi dediğimiz pek çok kişinin bu söylemlere ve tepkilere karışması ile tehlike ve zarar büyüyebiliyor, medyaya yansıyan davalara da dönüşebiliyor. Eski sevgililerin veya eski eşlerin, internet üzerinden diğerini rahatsız ve taciz ettiği durumlara çok sık rastlayabiliyoruz. İş arkadaşları arasında yayılan dedikodular sonucu alay edilen, küçük düşürülen, işini kaybeden kişiler olduğu gibi, karşı cinsten birisi veya bir makam için rekabet eden kişilerin anonim hesaplarla diğerine saldırdığı durumlara sıkça rastlayabiliyoruz. İntikam için kendi aralarındaki özel videolarını, ses kayıtlarını internette video sitelerine yükleyenlerden, kameralı cinsel sohbet içeriğiyle şantaj yapılarak para vermeye zorlananlara kadar bu konuda geniş bir skala olduğunu söylemek mümkün.

Genellikle hukuki yardım almak isteyen beş kişiden biri bu tür suçlara maruz kalan kişiler olabiliyor. Ayrıca konuyla hiç alakası olmadığı halde, böyle durumlarda şüpheli olarak yargılanan kişiler tarafından da hukuki yardım ve dava talebi ile karşılaşıyoruz. Çünkü internet üzerinden bu suçları işleyenler genelde kimliğini gizliyor ve çeşitli yöntemler ile başkaları yapmış gibi de gösterebiliyor.

İnternetin rolü

İnternet, çağımızda yaşamımızı kolaylaştıran en önemli araçlardan biri fakat kötü amaçlarla kullanılırsa kişilerin yaşamını söndürecek kadar da tehlikeli hale gelebilir. Bunun önüne geçebilmek için önce doğru kullanım nedir, kişisel bilgilerin güvenliği nasıl sağlanır, kişiler internette nasıl güvende kalabilir, tüm bu teknoloji ve imkanlar kötü amaçlarla kullanılırsa hangi hallerde ne gibi cezalar uygulanır bunları bilmek gerek.

İnternetin ve teknolojik iletişim araçlarının doğru kullanımı için küçük yaşta okullarda sosyal medya okur yazarlığı gibi derslerin verilmesi, ailelerin de bu konularda bilinçlendirilmesi gerekli. Toplumun bu alanda bilinçlenmesini sağlayacak kamu spotları, faydalı ücretsiz eğitimler verilmeli, kişilerin kolaylıkla erişebileceği çözümler sunulmalı. Bu hem basın yayın araçları ile hem de internet üzerinden yapılabilir.

Ancak tüm bunlara rağmen interneti kullanmaya devam ediyor muyuz, evet. Çünkü vazgeçmemiz mümkün değil. Aynı zamanda büyük bir ihtiyaç. Çünkü sadece iletişim amaçlı değil, internet devlet ve kamu hizmetlerinde de önemli bir araç. Ayrıca internet üzerinden yürüyen ciddi bir ekosistemin varlığı da yadsınamaz.

İnternet, kullanılan cihazlar, zararlı yazılımlar gibi yollarla elde edilen veriler, kötü amaçlarla kişiler ve şirketler aleyhine de her zaman kullanılabilir. Bu yüzden sadece yasaklar ve yaptırımlar caydırıcılık için yeterli değildir diyebiliriz. Ayrıca yapılan engellemeler, suçun ve mağduriyetlerin önüne geçmek için tek başına çözüm olamaz. Bu sebeple önce olumlu bir şekilde toplum bilinçlendirilmelidir. Daha sonra bu tip olaylarda mağdur olunursa başvurulması gereken hukuki yollar hakkında da toplum bilgilendirilmelidir, çünkü ailesinden ya da çevresinden çekinerek hukuki yola başvurmayan ancak daha fazla mağduriyete maruz kalan kişiler de mevcuttur.

Yapılması gerekenler

Kişiler bu tür olaylara maruz kaldığında, Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunmalı ve varsa ilgili siteler ile iletişime geçmeli ve kötüye kullanımı bildirmelidir. Diğer yandan bu durumda kişi, maddi veya manevi zarara uğradıysa, tazminat davası da açılmalıdır.

Cezai yaptırımlar 

Elbette kişilere internet üzerinden sanal taciz ve zorbalık yapıldığında Türk Ceza Kanunlarında tanımlanan suçlardan hangisi oluşmuş ise o suça ilişkin yaptırımlar uygulanır. Bu yaptırımlar adli para cezası, güvenlik tedbiri veya hapis olabilir. Hatta internet üzerinden işlenen suçlar, alenen yani herkese açık işlenmiş sayıldığından suçların cezası kanunda ağırlaştırılmıştır. Diğer yandan bu fiilleri gerçekleştiren kişiler yüksek tazminat bedelleri ödemek zorunda da kalabilir. Ayrıca ilgili sitelere ilişkin içeriğin çıkarılması ya da erişim engelleme talebinde de bulunulabilir.

Sosyal medya sitelerinin bilgi paylaşımı

Yurtdışı merkezli şirketlerin veri paylaşması için ya iki ülke arasında uluslararası anlaşma olması gerekir, ya da ülkemizde bir şubesinin varlığı gerekir. Bu duruma bağlı olarak siteden siteye uygulanan çözümler farklılık göstermektedir. Bu tür yurtdışı merkezli şirketler ile soruşturmalar kapsamında veri paylaşımının kolaylaşabilmesi için pek çok ülke, verinin paylaşılacağı ülkede bu verileri koruyacak bir kanunun varlığını aramaktadır. Ancak ülkemizde henüz Kişisel Verileri Koruma Kanunu yürürlükte değildir.  Gerekli düzenlemeler yapıldığında kullanıcı bilgilerinin paylaşımı daha kolay ve güvenli olabilir. Ayrıca  bu sitelerin kötüye kullanım bildirim yapılan bölümleri üzerinden de irtibata geçilerek ciddi suçlar söz konusu olduğunda sonuç alınabildiği görülmüştür.

Bu yazı ilk olarak 25.05.2014 tarihli Milliyet Gazetesi’nde yayınlanmıştır.

Leave your comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.