Left Right

Şirketlerin Adli Bilgi Taleplerine Yaklaşımı

Nis 20, 2017 | Şebnem Ahi | adli bilgi talebi, Av. Şebnem Ahi, dolandırıcılık, E-Ticaret, hukuki sorumluluk, kişisel verilerin gizliliği | No Comments

Şirketlerin Adli Bilgi Taleplerine Yaklaşımı

E-ticaret sitesi üzerinden dolandırıcılık eylemine maruz kalanların veya site sahibinin böyle bir durumu tespit etmesi halinde, emniyet veya savcılığa başvurulabilir. Bu faaliyetler dolandırıcılık, sahte veya başkasına ait kredi kartının kullanımı, sahte ürün satışı gibi faaliyetler olabilir. Hatta site üzerinden kullanıcılar veya pazaryeri modelinde satıcı- alıcı arasında çeşitli hukuka aykırı içerikler paylaşılmış olabilir. Ücreti ödenmiş bir ürün veya hizmet, teslim edilmemiş olabilir. Bu tür durumlarla karşılaşıldığında, emniyet veya savcılığa başvurarak ilgililerin cezalandırılması talep edilebilir.

İnternet üzerindeki faaliyetler sebebiyle şikayete bağlı suçlardan zarar gören mağdurun, savcılık ya da emniyete şikayetini takiben savcılık emri ile soruşturmasına başlanır. Bu bağlamda savcılık ve emniyet tarafından suçun failinin belirlenmesi amacıyla suçla ilgili deliller toplanır. Bu sebeple, söz konusu faaliyetin hangi siteden yapıldığı bilgisini edindikten sonra site sahibi firmaya göndereceği müzekkere ile ilgili işleme dair detaylı bilgi toplar.

Aynı şekilde bilgi talebinde bulunan bir mahkeme de olabilir, devam eden bir dava sürecinde firmadan bilgi talebinde bulunulması gerekmiş olabilir. Bu her zaman bir dolandırıcılık vakası da olmayabilir, kimi zaman bir boşanma davası ile ilgili dahi eşlerin kayıtları hakkında site sahibi firmadan bilgi talebinde bulunulabilir.

Bu tür bilgi talebi içeren müzekkerelerde genelde işleme konu kartın bilgileri, ilgili kullanıcının adres, kimlik bilgileri, IP bilgileri, kullanıcı bilgileri, hangi tarihte siteyi ziyaret ettiği veya alışveriş yaptığı, ne kadar süre ile orada kaldığı, alışveriş detayları gibi bilgileri talep edilir.

Bu taleplere öncelikle müzekkerede belirtilen süre içerisinde cevap verilmesi gerektiğine dikkat edilmelidir. CMK 332 gereğince, Cumhuriyet Savcısı, hakim veya mahkeme tarafından yazılı olarak istenen bilgilere 10 gün içinde cevap verilmelidir. Aksi halde ilgililer hakkında kamu davası açılabilir.

Müzekkerelere cevap verilirken firmanın hukuki işlemlerden sorumlu yetkililerinin cevap vermesi her zaman daha iyi bir çözüm ise de, kimi zaman bu mümkün olmayabilir. Böyle bir durumda dikkat edilmesi gereken hususlara değinecek olursak, öncelikle gelen müzekkerenin hangi tarihte tebliğ alındığının mutlaka kayda alınması ve verilecek cevapta bunun belirtilmesi gerekir. Aksi halde 10 günlük cevap süresi, posta yolunda yaşanacak gecikmelerden dolayı sorun teşkil edebilir.

Ayrıca gönderildiğine dair delil olması bakımından, cevabın iadeli taahhütlü olarak gönderilmesi; müzekkeredeki ilgili dosya veya soruşturma numaralarının eksiksiz belirtilmesi; verilecek cevabın anlaşılır olması; cevabın içerdiği kimlik veya IP bilgilerinin doğru ve güncel olması; herhangi bir rakam veya harf hatasının dahi bulunmaması gerekir. Aksi halde bu, bambaşka masum kişilerin yargılanmasına sebebiyet verebilir.

Firmaya gönderilen müzekkere ekinde soruşturmanın akışı sırasında savcılık ve emniyet arasında yapılan bilgi talebinde bulunulan yazışmalar da bulunabilir. Bu sebeple ilgili müzekkere cevabının hangi kuruma gönderileceği konusunda da bazen karışıklıklar yaşanabilir.

Bu noktada bilgi paylaşımı yapacak şirketlerin dikkat etmesi gereken en önemli husus ise, savcılık emrinin aranması ve talep edilen bilgiden fazlasını paylaşmamaktır. Aksi halde kişisel verilerin gizliliğini ihlal suçu da şirketler bakımından doğabilir. Diğer yandan IP bilgilerini hangi kurumların hangi bilgileri ne kadar sure ile kayıt altında tutmaları gerektiği, bunların gizliliği ve güvenliği ile ilgili hususlar 5651. Sayılı Kanun’da ve ilgili diğer mevzuatlarda düzenlenmiştir.

‘ Bu yazı ilk olarak E-ticaret Çağı dergisinin Nisan 2017 sayısında yayınlanmıştır.’

Yorum yaz